Sözcü kapanışının ikinci yılında: Çölaşan ve Öztürk'ün dijital yol haritası ve 'Gökçek dosyası'nın durumu
2024 yazında basılı yayını sona eren Sözcü'nün araştırma gazeteciliği mirası, Emin Çölaşan ve Saygı Öztürk'in bağımsız platformlarda sürdürdüğü 'Gökçek suç örgütü' iddialarıyla canlı tutuluyor.

Sözcü gazetesi Haziran 2024'te Demirören Grubu'nun satış sürecine girmesi ve ardından basılı yayının durdurulmasıyla 16 yıllık kapağı kapatmıştı. Bugün Eylül 2026 itibarıyla o kapanışın ikinci yılında, gazetenin simgesel isimleri olan Emin Çölaşan ve Saygı Öztürk, geleneksel basın modelinin dışında kurdukları dijital ekosistemlerle gündemi yönlendirmeye devam ediyor.
Bağımsız platformlarda 'Başkan!' diyen ses
Emin Çölaşan, Sözcü'nün kapanışından sonra açtığı YouTube kanalı ve kişisel web sitesi üzerinden "Başkan!" başlığıyla haftalık video köşeleri yayınlıyor. Abone sayısı 500 bin'i bulan kanalda, Çölaşan yazılı gazeteciliğin "uzun nefesli" soruşturma formatını, görsel anlatımın hızıyla birleştiriyor. Geçtiğimiz aylarda "Merkez Bankası'nı karıştıranlar" başlıklı serisiyle ekonomik yönetim kadrolarının atama süreçlerini sorgulayan Çölaşan, izleyici kitlesinden gelen geri bildirimlerin "gazete okuma alışkanlığı olmayan genç kuşağa ulaştığını" belirtiyor.
'Gökçek Suç Örgütü' dilekçesi yargı sürecinde
Saygı Öztürk ise araştırma gazeteciliği odaklı bağımsız platformu "Gerçek Gündem" bünyesinde, Ankara'nın eski belediye başkanı Melih Gökçek ve yakın çevresi hakkında "suç örgütü" iddialarını taşıyan savcılık dilekçesinin sürecini takip ediyor. Öztürk, dilekçenin henüz bir mahkemeye kabul edilmediğini, ancak Cumhuriyet Savcılığı'nın dosyayı inceleme aşamasında tuttuğunu aktarıyor. "Belgelerimiz tam, yargı iradesi bekliyoruz" diyen Öztürk, Sözcü döneminde başlatılan bu dosyanın, gazete kapanmasına rağmen yasal zeminde hayatta kalmasının gazetecilik ahlakı açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Medya mülkiyetinin değişen yüzü
Sözcü süreci, Türkiye medyasında "mülkiyet değişikliği = editöryal çizgi değişimi / kapanış" formülünün en somut örneği olarak akademik çalışmalarda referans gösteriliyor. Gazeteciler Sendikası verilerine göre 2024 sonrası kapanan veya editöryal özgürlüğü kısıtlanan yerel ve ulusal medya organları sayısı 40'ı buldu. Sözcü'den ayrılan kadronun çoğu; Cumhuriyet, BirGün, Duvar ve T24 gibi bağımsız çıkışlarda yer bulurken, bir kısmı da Çölaşan ve Öztürk modelinde "bireysel marka gazeteciliği"ne yöneldi.
Bu tablo, Türkiye'de basın özgürlüğü mücadelesinin, kurumsal çatıdan bireysel dijital dayanıklılığa evrildiğinin işaretçisi olarak okunuyor. Sözcü markası fiziksel kiosklardan kaybolsa da, o okulun yarattığı "sorgu ve belge" refleksi, yeni medya araçlarında yeni okuyucu kitleleriyle buluşmaya devam ediyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
