Türkiye Libya'da rakip yönetimleri MİT masasında buluşturdu: Petrol ve seçim odaklı arabuluculuk
MİT'in ev sahipliğinde geçen hafta yapılan gizli görüşmede Trablus ve Bengazi temsilcileri, petrol gelirleri paylaşımı ve seçim yol haritası konusunda temel bir anlayışa vardı.

Ankara, Libya'daki siyasi kitlesi kırarak ülkeyi seçimlere götürme çabası içinde geçen hafta stratejik bir hamle imzaladı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinasyonunda ve ev sahipliğinde gerçekleştirilen kapalı kapılar arkasındaki görüşmeye, Trablus'taki Başbakan Abdulhamid Dabeib yönetimine (DBA) bağlı üst düzey yetkililerle, Bengazi'de etkili olan Temsilciler Meclisi Başkanı Agila Saleh ve Genelkomutan Halife Hafter çevresinden gelen isimler katıldı.
İki yılın en kapsamlı doğrudan teması
MİT Müdürü İbrahim Kalın'ın doğrudan takip ettiği ve müteakipte Hakan Fidan'ın da biliminde olduğu toplantı, 2022 sonrası Libya dosyasında Türkiye'nin yaptığı en kapsamlı "iç içe" diplomasinin örneği olarak kaydedildi. Resmi çevrelerden sızdırılan bilgilere göre masada üç kritik dosya hâkimdi: Merkez Bankası'nın birleştirilmesi ve petrol gelirlerinin şeffaf dağıtımı için bir mekanizma kurulumu, uzun süredir geciken seçim yasalarının taslak metninde ortak zemin oluşturulması ve güvenlik sektörü reformu adına askerî komutanlıkların birleştirilmesi zaman çizelgesi.
Türkiye'nin hesap kitabı: Enerji, inşaat ve güvenlik
Ankara'nın politikasını "Trablus yanlısı"dan "dahil edici arabulucu" konumuna kaydırmasının arkasında çok boyutlu bir hesap kitap yatıyor. Enerji alanında Libya'nın petrol üretiminin kesintisiz devamı ve gelecekte Akkuyu NGS gibi projelerde işbirliği potansiyeli için kararlı bir merkezî otorite şart. İnşaat ve altyapı sektöründe Türkiye firmalarının milyar dolarlık alacaklarının tahsili ve yeni ihaleler (özellikle Benghazi limanı ve kuzey sahil yolu projeleri) için Bengazi yönetiminin razılığı vazgeçilmez. Güvenlik boyutunda ise Rusya'nın Afrika Kordüsü (eski Wagner) varlığını dengelemek ve Avrupa'ya giden düzensiz göç akışlarını kıyı şeridindeki birleşik bir Libya ordusu ile kontrol altına almak hedefleniyor.
BM ve Batı ile senkronizasyon
Türkiye bu süreci tek başına yönetmiyor. MİT masasının kurulduğu hafta sonu, BM Libya Misyonu Başkanı Stephanie Khoury'nin Ankara ziyareti ve ABD Özel Temsilcisi Richard Norland'ın bölge turuyla örtüştü. Diplometik kaynaklar, Türkiye'nin bu arabuluculuğu BM'nin "Tek Yönetim, Tek Seçim" çerçevesi içinde yaptığı ve Batı müttefiklerinin (özellikle İtalya ve Fransa) bilindiği ifade ediyor. Fark şu: Türkiye, her iki tarafta da askerî ve istihbarati derinliği olan tek aktör olmasıyla "tetikleyici" rolünü üstlendi.
Görüşmelerde tarafların imzaladığı "Ankara Anlayışı" taslağının (resmi isim henüz verilmedi) önümüzdeki haftalarda Kahire'de Arap Ligi şemsiyesi altında ve Cenevre'de BM denetiminde ikinci turuna gireceği öğrenildi. Süreçin kırılma noktası, Hafter'ın askeri gücünden ödün vermeden sivil bir otoriteye nasıl bağlanabileceği ve Dabeib'in seçimlerde aday olma isteğini nasıl yöneteceği olacak. Ankara için hedef net: 2026 sonu veya 2027 başında meşru birleşen bir Libya hükümeti.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
