Bolu'nun 100 yıllık mirası 'Dağ Fındığı Şekeri' hammadde çöllüğünde: "Ağaçlar verim vermez oldular"
Coğrafi işaretli Bolu Dağ Fındığı Şekeri'nde yaban fındığı kıtlığı üretimi felç ediyor; iklim değişikliği ve meşakkatli süreç 100 yıllık lezzeti nesilden nesile aktarmayı zorlaştırıyor.

Bolu'nun Mudurnu, Göynük, Kıbrıscık ve Seben ilçelerinin tepelik arazilerinde doğal olarak yetişen ve yaklaşık 100 yıldır geleneksel yöntemlerle üretilen "Bolu Dağ Fındığı Şekeri", hammadde kaynağı olan yaban fındığının (Corylus avellana) verim kaybıyla yüzleşiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 2019 yılında coğrafi işaret tescili alarak koruma altına alınan bu lezzet, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı geç donlar, kuraklık ve yaşlanan ağaç stoğu nedeniyle üretim miktarında ciddi bir düşüş yaşıyor.
Coğrafi işaretle korunan 100 yıllık bir miras
Bolu Dağ Fındığı Şekeri, Karadeniz fındığından (Corylus maxima) tamamen farklı olan, kabuğu sert, içi küçük ama aroması yoğun yaban fındığı ile yapılır. TÜRKPATENT verilerine göre coğrafi işaret belgesi; fındığın toplanışından, kabuğunun atılmasından, bakır kazanda şerbetle karıştırılmasına kadar olan sürecin Bolu sınırları içinde gerçekleşmesini zorunlu kılar. Üretim ağırlıklı olarak kadın kooperatifleri ve aile işletmeleri tarafından yürütülüyor. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) verilerine göre sektörde kayıtlı olarak faaliyet gösteren yaklaşık 30 işletme ve binlerce aile geçimi bu üretime dayanıyor.
Dağ fındığı neden kayboluyor? İklim ve meşakat
Bolu Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün yaptığı gözlemlerde; son 5 yılda yaban fındığı veriminde %40-50 oranında bir düşüş tespit edildi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin getirdiği erken bahar ısınmaları sonrası aniden gelen geç donların (mart-nisan aylarında) çiçeklenmeyi engellediğini, yaz aylarındaki uzun kuraklıkların ise fındık büyümesini durdurduğunu kaydediyor. Buna ek olarak, orman alanlarının doğal gençlenmesinin engellenmesi, ağaçların yaşlanması ve dik yamaçlarda toplanmanın gerektirdiği ağır işçilik maliyeti, köylerden göçle birlikte toplayıcı sayısını azaltıyor. "Eskiden bir çuval fındık 2 günde toplanırdı, şimdi 1 hafta sürüyor" diyen üreticiler, kilo başına toplanış ücretinin 3 sene önceki 50 TL'den bugün 150-200 TL'ye çıktığını belirtiyor.
Bakır kazanda 3 saat meşakkat: "Üreten azaldı, fiyatlar fırladı"
Üretim süreci hammadde sıkıntısından çok daha meşakkatli. Kabuğu soyulmuş yaban fındıkları, temiz bakır kazanda şerbetle karıştırılarak yaklaşık 3 saat karıştırılır; bu süreçte şerbet fındığın içine çekilerek o özel kristal yapı ve beyaz renk kazanılır. Bu işçilik yoğunluğu ve hammadde maliyeti, son tüketici fiyatını kilo başına 600-700 TL bandına itirdi. Mudurnu'da 3 nesildir üretim yapan bir işletme sahibi, "Hammadde bulamadığımız için bu yıl kapasitemizin %30'u kadar ürettik. Müşteri bekliyor ama elden gelmiyor" diyor. Kooperatif yetkilileri, genç neslin bu meşakkatli işi üstlenmemesi riskini de vurguluyor.
Çözüm arayışında resmi kurumlar: "Yabanıl fındığı kültürleştirme çalışmaları başladı"
Krizin kalıcı hale gelmesi riskine karşı Tarım ve Orman Bakanlığı yönlendirmesiyle Bolu İl Müdürlüğü, yaban fındığı yetiştiriciliğinin kültürleştirilmesi (bahçeleştirilmesi) için proje çalışmaları başlattı. Müdürlük yetkilileri, "Doğal popülasyonun koruma altına alındığı pilot alanlarda çelikleme (aşılama) yöntemiyle verimli çeşitlerin yayılması ve köylülere fidelik dağıtımı planlanıyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, oran alanlarındaki yaban fındığı stoğunun tespiti ve rehavlandırma (ağaç aralıklarının açılması) çalışmaları yapıyor. Üreticiler ise coğrafi işaret yönetmeliklerine uygun olarak, hammadde sıkıntısı çözülene kadar geçici olarak kültüre fındık kullanımına izin verilmesini talep ediyor; ancak bu talep "coğrafi işaret standardını bozar" gerekçesiyle henüz kabul görmedi.
Bolu'nun kimlik taşıyan bu lezzetin geleceği, iklimle mücadele edebilen yeni fidanlıkların yetiştirilmesi ve işçiliğin ekonomik olarak sürdürülebilir hale getirilmesine bağlı. Aksi takdirde 100 yıllık bir miras, sadece müze vitrinlerinde anlatılan bir hikayeye dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
