Eski Bakan İdris Naim Şahin, Alihan Kuriş Soruşturmasında Ankara Adliyesi'nde İfade Veriyor
Eski İçişleri Bakanı Şahin, 2019'da soğukta bırakılarak ölen Alihan Kuriş dosyası için Çayyolu Adliyesi'ne geldi. Savcılık soruşturması kapsamında ifadesi devam ediyor.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü Ankara Çayyolu Adliyesi'ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gelerek, 2019 yılında Ankara'da polis tarafından soğukta bırakıldığı iddia edilen ve sonrasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Alihan Kuriş soruşturması kapsamında ifade vermeye başladı. Şahin, avukatları eşliğinde polis takibiyle adliye girişini gerçekleştirdi.
Savcılık neden Şahin'i çağırdı?
Soruşturma, olay tarihlerinde İçişleri Bakanı olan Şahin'in, polis müdahalesi sonucu soğukta bırakılan Kuriş'in ölümüyle ilgili olarak "görevden kaynaklanan suç" kapsamında sorumluluk olup olmadığı yönündedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki polis tutanakları, uzman raporları ve olay yerindeki kamera kayıtları değerlendirildikten sonra, o dönemdeki en üst makam olan Şahin'in de ifadesinin alınması gerektiğine karar vermişti. Savcılık çevrelerinden edinilen bilgiye göre, ifade süresi uzun sürmesi öngörülüyor.
Alihan Kuriş olayı neydi, süreç nasıl işledi?
Olay, 26 Ocak 2019 gecesi Ankara'nın Etimesgut ilçesinde meydana gelmişti. Polis ekipleri, alkollü sürücü kontrolünde durdurdukları ve ehliyeti olmayan Alihan Kuriş'i, aracını bırakıp girmelerine rağmen, kıyafetleri yetersiz olduğu halde kış mevsiminde şehrin dışında, Karagedik Köyü yolunda soğukta bırakmıştı. Saatler sonra çarşaflı bulunan Kuriş, hastaneye kaldırıldı ancak 2 Şubat 2019'da hayatını kaybetti. Olay büyük tepki çekmiş, o dönemde görevli polis memurları hakkında "kasten öldürme" ve "görevden kaynaklanan suç" suçlamalarıyla dava açılmıştı. Davada bazı sanıklar beraat ederken, bazılarının dosyası ayrıştırılmıştı.
Bakanlık düzeyinde soruşturma ilk kez gündeme geliyor
Dava süreci boyunca odaklanma genellikle müdahaleye giren polis ekipleri ve yerel komutanlıklar üzerine yoğunlaşmıştı. Ancak savcılığın, olay günü Bakanlık'ta bulunan ve emniyet teşkilatının hiyerarşik başkanı olan Şahin'i de soruşturma kapsamına alması, sürecin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Hukukçular, bu çağrının "emir-veren" sorumluluğunun sorgulanması adına önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Şahin, ifadesinde o gecede aldığı bilgilendirmeler, verdiği talimatlar ve olaydan haberdar olup olmadığı konusunda sorulara cevap verecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
