KKTC'den Tarihi Hamle: Mari Deniz Üssü'ne 205 Milyon Euroluk Yatırım
KKTC Hükümeti, stratejik önemi en yüksek askeri projelerinden biri olan Mari Deniz Üssü'nün modernizasyonu için 205 milyon euroluk teknik sözleşmeyi imzaladı. Yatırım Doğu Akdeniz'deki askeri dengeyi somutlaştıracak.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Hükümeti, Girne ilçesi Mari (Tatlısu) kıyısında yer alan ve 1974 Barış Harekatı'ndan bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK) tarafından kullanılan Mari Deniz Üssü için 205 milyon euroluk bir teknik sözleşme imzaladı. Resmi açıklamalara göre sözleşme, üssün altyapısının kökten yenilenmesini, liman kapasitesinin artırılmasını ve operasyonel hazırbulunuşluk seviyesinin NATO standartlarına yükseltilmesini hedefliyor.
Kıbrıs'taki En Büyük Askeri Altyapı Yatırımı
205 milyon euroluk bu proje, KKTC tarihindeki en büyük tek kalemli askeri altyapı yatırımı olarak kayıtlara geçiyor. KKTC'nin 2024-2026 dönem bütçe çerçevesi dikkate alındığında, bu rakamın neredeyse tamamının Türkiye Cumhuriyeti kaynaklı mali işbirliği protokolleri (hibe/uzun vadeli kredi karışımı) üzerinden finanse edileceği, Devlet Planlama Örgütü (DPO) koordinasyonunda yürütüldüğü değerlendiriliyor. İmza töreni son hafta Lefkoşa'da, Ulaştırma ve Kamu İşleri Bakanlığı ile Devlet Planlama Örgütü yetkililerinin katılımıyla gerçekleşti.
Mari Üssü'nün Stratejik Tarihi ve Yeniden Yapılanması
Mari Deniz Üssü, 1974'te kurulduğu yıllarda bir sahil koruma noktası niteliğindeydi. 2011'de çıkan büyük yangın sonrası lojistik yetersizlikler gündeme gelmiş, 2018'de TSK'ya bağlı "Mari Deniz Üssü Komutanlığı" olarak yeniden yapılandırılarak stratejik statüsü yükseltilmişti. Mevcut altyapı, güncel denizaltı ve yüzey birim lojistik ihtiyaçlarını (yakınma, mülahaza, mühimmat depolama, personel barınma) karşılamakta zorlanıyordu. Yeni sözleşme bu boşluğu kapatmayı amaçlıyor.
Proje Kapsamı: Limandan Komuta Merkezine
Teknik şartnamede yer alan ana başlıklar şunlardır:
- Liman ve Kaleç Çalışmaları: Mevcut kaleçin uzatılması, yeni yanaşma iskelesi ve denizaltı/yüzey birimi yanaşma kumsalları inşası.
- Lojistik Destek Tesisleri: Yakıt depolama tankları (NATO standardında çift cildili), mühimmat depoları, soğutma tesisli lojistik hangarlar.
- Komuta ve Kontrol Merkezi: Modern C4ISTAR (Komuta, Kontrol, İstihbarat, Gözetleme, Keşif ve Hedefleme) altyapısına uygun komuta binası.
- Sosyal ve İdari Yapılar: Personel için modern kasırgalar, yemekhane, spor ve dinlenme tesisleri.
- Alt Yapı: Elektrik, su, atık su, yangın söndürme ve iletişim altyapısının baştan yenilenmesi.
Finansman ve İhale Süreci: Şeffaflık Odaklı
Proje maliyetinin bu büyüklükte olması, KKTC bütçesinin tek başına taşıma gücünün ötesinde olduğu için finansman modeli merkeze oturdu. 2023'te imzalanan "Türkiye-KKTC Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü" çerçevesinde, kaynakların Büyükelçilik ve TİKA/ASKİ kanallarıyla aktarılması öngörülüyor. İhale süreci, 2022'de güncellenen KKTC Kamu İhale Kanunu'na göre açık ihale usulüyle yapıldığı, birden fazla Türk inşaat firmasının (ortaklık/konsey yapısında) katıldığı, teknik ve mali değerlendirme aşamalarının bağımsız denetimci firma raporlarıyla doğrulandığı belirtiliyor.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve Yerel Dinamikler
Proje alanının Tatlısu Çevre Koruma Alanı'na yakını ve kıyı şeridi hassasiyeti, ÇED sürecini kritik hale getiriyor. KKTC Çevre Yasası'na göre bu ölçekli bir yatırım için "ÇED Olumlu" kararı şart. Kaynaklar, ÇED raporunun hazırlandığını, kamu katılımı toplantılarının (Tatlısu Belediyesi ve muhtarlıklarla) yapıldığını, bazı çevresel koruma şartlarıyla (posidona otu koruma, deniz suyu kalitesi izleme) onaylandığını aktarıyor. Yerel halkın istihdam ve ticaret canlanması beklentisi ile çevresel riskler arasındaki denge, proje yönetiminin en zorlu parametresi olarak görülüyor.
Doğu Akdeniz Güvenlik Mimarisindeki Yeri
Bu yatırım, yalnızca bir üs modernizasyonu değil; Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrini ve güney Akdeniz'deki deniz gücü sürdürülebilirliği açısından bir "ilerleme bazı" kurulumudur. Mari'nin coğrafi konumu (Girne-Karpaz ekseni), Mersin ve İskenderun limanlarına mesafe, Doğu Akdeniz doğal gaz sahaları (Aphrodite, Calypso, Glaucus vb.) ve Lübnan-İsrail sahil şeridine yakınlığı, üssü stratejik bir "deniz kontrol noktası"na dönüştürüyor. Yunanistan ve GKRY'nin (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) bölgedeki askeri varlıkları (Andreas Papandreou Hava Üssü, Paphos Limanı kullanımı, Fransa/AB/AB frigate rotasyonları) karşısında Türkiye ve KKTC'nin sürdürülebilir bir denge kurma capacitesini somutlaştırıyor.
İleriye Dönük: Mile Taşları ve Takvim
Sözleşme imzalanmasıyla mobilizasyon aşaması başlıyor. Proje süresi 36-48 ay (3-4 yıl) olarak planlanıyor. İlk 6 ayda yer hazırlığı ve kaleç çalışmaları, 12-18. aylarda üst yapı ve tesis montajları, son aşamada test ve devreye alma (T0) hedefleniyor. 2026 sonu-2027 başında yerinde çalışmaların görünür hale gelmesi, 2028-2029 aralığında operasyonel kapasitenin kademeli devreye girmesi öngörülüyor. Bu takvim, KKTC'nin 2027-2030 stratejik planlamasıyla ve olası Kıbrıs müzakereleri sürecindeki "yerde gerçekler" politikasıyla senkronize ediliyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
