Miçotakis'ten Ankara'ya sert mesaj: 'Türkiye bizimle iyi geçinmeli, AB yolu bizden geçiyor'
Yunan Başbakanı Miçotakis, Türkiye'nin AB üyeliği sürecini Athen'le ilişkilere bağlayarak 'Ankara bizimle iyi geçinmeli' uyarısında bulundu. Silah alımları ve Doğu Akdeniz gerilimi gündemde.

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, geçtiğimiz günlerde Atina'da yaptığı değerlendirmelerde Türkiye'ye yönelik en net mesajlardan birini verdi. Miçotakis, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği hedefinin, Yunanistan ile "iyi komşuluk" ilişkilerinden geçtiğini vurgularken, "Ankara bizimle iyi geçinmeli" ifadesiyle ilişkide üstünlük ve şartlılık tonu benimsediğini gösterdi.
AB süreci bir "geçiş kapısı" olarak sunuldu
Başbakan Miçotakis, açıklamalarının merkezine Türkiye-AB ilişkilerini koydu. Yunanistan'ın AB'de "veto gücü"ne sahip tek komşu ülke olması avantajını stratejik bir koz olarak kullanarak, Ankara'nın Brüksel yol haritasının Athen'den geçtiği mesajını verdi. Miçotakis, "Türkiye'nin Avrupa yolu, Yunanistan ile iyi komşuluktan geçiyor" diyerek, olumlu gündemin (pozitif ajanda) sürdürülebilirliğinin tek taraflı bir iradeye değil, karşılıklı hoşgörüye bağlı olduğunu ima etti. Bu yaklaşım, son dönemde deprem diplomasisiyle ısınan ilişkilerin, yapısal sorunlarda (Ege, Doğu Akdeniz, hava sahası) bir kilit noktaya geldiğini ortaya koyuyor.
Silah alımları ve "güvenlik paradoxu"
Miçotakis'in sert tonunun arka planında, Yunanistan'ın son yıllardaki yoğun silah tedarik programları yatıyor. Fransa'dan Belharra fırkateynleri, Rafale savaş uçakları ve ABD'den F-35 talebi gibi alımlar, Athin'in "deterrans (güçlü cezai önleyici güç)" stratejisini somutlaştırıyor. Ancak Miçotakis, bu silahlanmayı Türkiye'ye karşı bir tehdit olarak değil, "barışın garantörü" olarak çerçevelemeye çalışıyor. İşin ironik yanı, başbakanın "İsrail'den silah alıp Türkiye'ye parmak sallıyor" eleştirileriyle karşılaşması. Yunanistan, ABD ve Fransa dışında İsrail ile de stratejik savunma işbirlikleri (örneğin Heron TP drones ve füzeler) yürütüyor; bu da Ankara'nın "kuşatma" algısını derinleştirirken, Athin'de "doğruya dayalı güç" narratifi besleniyor.
Diplomatik gözlemciler, Miçotakis'in bu retoriğinin hem iç politikada milliyetçi tabanı rahatlatmak hem de AB'de "güvenilir partner" imajını pekiştirmek için hesaplanmış bir hamle olduğunu kaydediyor. Türkiye tarafı ise hâlâ "karşılıklı saygı ve çıkarlar" çerçevesinde pozitif ajandanın canlı tutulmasını, ancak Egemen hakların (kara sahası, hava sahası, adaların silahlanmaması) müzakere edilemez olduğunu vurguluyor. Gelecek ay planlanan Yüksek Düzey İşbirliği Konseyi (YDİK) toplantısı, bu sözlerin fiillere dökülüp dökülmeyeceğinin ilk sınavı olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
