Yemen'de yardım engelleri derinleşiyor: 2026'da 18 milyon insana ulaşım krizı
BM verilerine göre Yemen'in 18 milyonu acil yardıma muhtaçken, 2026'da fonlama boşluğu, Huthi bürokrasisi ve Kırmızı Denizi riskleri yardım zincirini felç ediyor.

Yemen'de dokuz yıl süren çatışmanın yarattığı insani felaket, 2026'da yeni bir boyut kazandı: Yardım geliyor ama ulaşımiyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre ülke genelinde 18,2 milyon insan hâlâ hayati insani yardıma muhtaç durumda. Bu rakam nüfusun yarısından fazlasına karşılık gelirken, uluslararası fonlama çağrılarının karşılanma oranı kritik bir eşiğin altına düşüyor.
Fonlama çöküşü: Çağrının yarısı bile toplanamıyor
BM'nin 2026 yılı İnsani Yanıt Planı (HRP) kapsamında talep ettiği 2,7 milyar dolarlık fonun, yılın ilk yarısında yüzde 30-35 seviyelerinde gerçekleştiği raporlanıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), son aylarda yaptığı açıklamalarda, kaynak daralması nedeniyle porsiyon kesintilerine zorlandığını ve sadece en şiddetli gıda güvensizliği yaşayan bölgelerde tam raksiyon dağıtımına odaklandığını belirtiyor. Fon eksikliği, sadece gıda değil; su, hijyen, sağlık ve barınma sektörlerindeki operasyonları da durduruyor.
Huthi kontrolündeki bölgelerde bürokrasi ve güvenlik engeli
Sana'a merkezli Huthi otoritesinin (Ansarullah) son dönemde getirdiği yeni yönetmelikler, yardım dağıtımını ciddi oranda yavaşlattı. NGO'lar, "Proje onay sürelerinin aylarca uzatılması", "Yerel iş ortaklığı zorunluluğu getirilmesi" ve "Personel hareketliliğine kısıtlamalar" başlıkları altındaki engelleri en büyük operasyonel risk olarak sayıyor. Ocak 2024'ten bu yana Huthi kontrollü bölgelerde BM personeli ve yerel STK çalışanlarının tutuklanması da, operasyonel güvenliği zora sokarak bazı ajansların personelini çekmesine veya faaliyetleri dondurmasına neden oldu.
Kırmızı Denizi krizinin gölgesinde limanlojistiği
Kırmızı Denizi'nde ticari gemilere yönelik saldırılar ve ABD-İsrail karşılık saldırıları, Yemen'in yaşam borusu olan Hodeidah limanının operasyonel maliyetini katlaya çıkardı. Sigorta primlerinin fırlaması ve büyük konteyner şirketlerinin rotayı Kıyı Afrika'ya kaydırması, Yemen'e giden gıda ve tıbbi malzeme sevkiyatlarında haftalarca gecikmelere yol açıyor. BM OCHA raporları, liman gecikmelerinin ve gümrük prosedürlerinin karmaşıklaşmasının, hasılat temini için kritik olan bu rotayı "tehlikeli bir darboğa" haline getirdiğini vurguluyor.
Bankacılık sisteminin erimesi ve nakit kriz
ABD'nin Huthi'leri "Yabancı Terörist Örgütü" (FTO) ve "Özel Küresel Terörist" listelerine yeniden alması, Yemen'in zaten kırılgan bankacılık sistemine darbe indirdi. Hawala (geleneksel para transfer sistemi) kanallarına artan baskı ve SWIFT erişiminin kısıtlanması, STK'ların yerel personel maaşını ödemesini, tedarikçilere para yollamasını ve nakit tabanlı yardım programlarını (CVA) yürütmesini neredeyse imkansız hale getirdi. Aden'de merkezi banka yönetimi ile Sana'a'daki paralellik, para birimi değer kaybını (YER) hızlandırarak satın alma gücünü yok etti.
Taiz kuşatması ve iç hat engelleri
Resmi hükümetin kontrolündeki Taiz kentinin, Huthi kuşatması altındaki yolların kapalı kalması, 700 binden fazla sivilin yardım almasını engelliyor. BM destekli "Taiz Koridoru" müzakereleri yıllardır sonuçsuz kalıyor. Bu durum, kentteki su fiyatlarını piyasa fiyatlarının 10-15 katına çıkarıyor ve hastalık salgınlarını (kolera, difteri, sarılık) tetikliyor. Sağlık Bakanlığı ve WHO verileri, 2026'nın ilk çeyreğinde şüpheli kolera vakalarının binlerce seviyesine çıktığını gösteriyor.
İklim şoku katmanı: Yağmurlar çamur evleri yıkıyor
İnsani krizin üzerine 2024-2025 kış mevsiminde yaşanan şiddetli sel felaketleri de eklendi. Marib, Hodeidah ve Hajjah'daki göçmen kamplarında binlerce çadır su basması ve çökmesiyle kullanılamaz hale geldi. İklim değişikliği kaynaklı kuraklık-sel döngüsü, tarımsal üretimi (Yemen'in gıda ihtiyacının yüzde 15-20'sini karşılayan) devre dışı bırakarak dışa bağımlılığı artırıyor.
İnsani işbirliği örgütleri, 2026'nın ikinci yarısı için "erişim garantisi olmadan fonlama da çözmez" vurgusuyla, tarafların uluslararası insani hukuk yükümlülüklerine bağlılığının test edileceği kritik bir dönem başladığını kaydediyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
