Silivri'de Gemi Kazası: MSB Açıkladı, Enkaz 1100 Metre Derinlikte Olabilir
Milli Savunma Bakanlığı Silivri kıyılarındaki gemi kazasında resmi açıklama yaptı. "Tuğberk İmamoğlu" adlı geminin enkazı 1100 metre derinlikte tespit edildiği öne sürülüyor.

3 Eylül 2026 tarihinde Silivri kıyılarında meydana gelen gemi kazasıyla ilgili Milli Savunma Bakanlığı (MSB), operasyonel süreç hakkında resmi bir açıklama yayımladı. Başkent Ankara'dan yapılan yazılı bildiride, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda arama ve kurtarma faaliyetlerinin sürdüğü, geminin muhtemel konumunun Marmara Denizi'nin en derin bölgelerinden biri olan Çınarcık Havzası'nda, yaklaşık 1100 metre derinlikte tahmin edildiği aktarıldı.
MSB: Arama ve Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor
Bakanlık açıklamasına göre kazaya karışan geminin "Tuğberk İmamoğlu" adlı bir ticari gemi olduğu, mürettebatı ve yolcu varsa onlarla ilgili bilgi toplanmak için liman yetkilileri ve gemi acenteleriyle iletişime geçildiği belirtildi. MSB, olay yerine yönlendirilen Kıyı Emniyet botları, helikopterler ve deniz altı arama sistemlerinin (ROV) havuzlandığını kaydetti. 1100 metre derinlik, insan dalgıcıları için erişilemez seviyede olduğundan, enkazın tam tespiti ve olası sızıntı riskinin değerlendirmesi tamamen uzaktan kumandalı araçlarla (ROV) gerçekleştirilecek.
1100 Metre Derinlik: Teknik Zorluklar ve Marmara Coğrafyası
Marmara Denizi'nin ortalama derinliği 200-300 metre seviyelerinde seyrederken, Silivri'nin güneybatısında yer alan Çınarcık Havzası maksimum 1270 metreye kadar iner. Geminin bu havzada, 1100 metre civarında bir derinlikte olması, kurtarma ve tahliye operasyonlarını son derece karmaşık ve maliyetli bir sürece çeviriyor. Denizcilik uzmanları, bu derinlikte standart vinçleme yöntemlerinin işlemeyeceğini, sadece özel deniz altı robotları (Work-class ROV) ve ağır yük kaldırma gemilerinin (Heavy Lift Vessel) iş yapabileceğini vurguluyor. Ayrıca bu derinlikteki basınç (yaklaşık 110 bar), geminin gövde yapısına ve olası yakıt tanklarına etki edebilir.
Geminin Kimliği ve Seyir Bilgileri
Deniz ticaret sicillerine ve AIS (Geminin Otomatik Tanımlama Sistemi) verilerine dayanan ilk tespitlerde "Tuğberk İmamoğlu" adlı geminin, Türk bayraklı, yaklaşık 100-150 gros tonaj aralığında bir genel kargo gemisi veya küçük tanker olabileceği, son liman girişi olarak bir Marmara limanını (muhtemelen Hereke, Dilovası veya Tekirdağ) işaret ettiği görülüyor. Geminin yüklü olduğu malın cinsi (tehlikeli madde, genel kargo veya balast) henüz resmi olarak açıklanmadı. Kaptan ve mürettebat sayısı, sağlık durumları ve kazanın tam saati konusunda MSB ve Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden ikinci bir detaylı bilgi akışı bekleniyor.
Çevresel Riskler ve Boğazlar Trafiği Üzerine Etkisi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri de olası bir yakıt (VLSFO/MGO) veya yağ sızıntısı riskine karşı alarm devreye sokuldu. Marmara Denizi'nin kapalı bir havza olması ve su dolaşımının yavaşlığı, olası bir kirletmenin etkilerini büyütebilir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü ise İstanbul Boğazı girişine yakın bir rotada olan Silivri bölgesinde, kazanın Boğazlar trafiğine (TSS - Trafik Ayrılma Şeması) etkisi olup olmadığını değerlendiriyor. Şu an için Boğaz geçişlerinde kesinti bildirilmemiş, ancak bölgeden geçen gemilere "Geniş Beraberlik" (Wide Berth) verilmesi ve dikkatli seyir emri verildiği öğrenildi.
Süreç Ne Zaman Netleşecek?
Savcılık tarafından açılan resmi soruşturma kapsamında gemi sahibi, işletmeci ve sigorta şirketleri (P&I Club) yetkilileri de harekete geçti. Enkazın ROV ile görüntülenmesi, mürettebat hesabının kesinleşmesi ve çevresel hasar tespiti öncelikli gündem maddeleri. MSB kaynakları, hava koşullarının elverişli seyrettiğini, operasyonun 7/24 devam edeceğini ancak 1100 metre derinlikteki fiziki koşulların süreci uzatabileceğini belirtiyor. Kazanın nedeni (navigasyon hatası, makine arızası, çarpma veya yangın) deniz kazası inceleme komisyonu raporuyla aydınlanacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
