HaberGo
Teknoloji

Türkiye'nin Askeri Helikopter Stratejisi: ATAK-2'den T929'a Yerli Motor ve Envanter Güncellemesi 2026

TSK envanterinde yerli motorlu platformlara geçiş hızı arttırılıyor; ATAK-2 ve T929 programları kritik test aşamasında, GÖKBEY teslimatları sürüyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk165 okunma
Türkiye'nin Askeri Helikopter Stratejisi: ATAK-2'den T929'a Yerli Motor ve Envanter Güncellemesi 2026
Türkiye'nin Askeri Helikopter Stratejisi: ATAK-2'den T929'a Yerli Motor ve Envanter Güncellemesi 2026

24 Eylül 2026 itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) helikopter envanteri, son on yıldaki en köklü dönüşümden geçiyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) idaresinde yürütülen programlarda odak, lisanslı üretimden özgün tasarım ve yerli motor entegrasyonuna kaydı. Bu süreç, lojistik bağımlılığı kırarken ihracat potansiyelini de yeniden şekillendiriyor.

Mevcut envanter: Eski platformların yerini yeniler alıyor

TSK envanterinin omurgasını hala S-70A/Black Hawk (T70 dahil), AH-1W/S Super Cobra ve UH-1H Huey platformları oluşturuyor. Açık kaynaklı askeri denge raporlarına (IISS Military Balance 2026) göre envanterde toplam helikopter sayısı 600 adedin üzerindedir. Ancak AH-1W/S ve UH-1H flockları ömrü dolmak üzere. SSB, bu platformların yerini T129 ATAK, T70 Utility ve yeni nesil GÖKBEY ile doldurma planını yürütüyor. Jandarma Genel Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına yapılan T70 teslimatları 2026 yılı sonuna kadar 60 adedi bulması bekleniyor.

ATAK-2 ve T929: Ağır sınıfın yerli motora geçişi

TUSAŞ'ta geliştirilen ATAK-2 (eski adıyla T629), iki adet TEI PD170 turboşaft motorla güçlendiriliyor. Program yöneticilerinin yaptığı son açıklamalara göre, prototip üretimi tamamlandı; yer testleri ve emniyet uçuşları 2026 son çeyreğinde başlatılması hedefleniyor. Seri üretim sözleşmesi 2027-2028 aralığına işaret ediyor. Daha üst sınıfta T929 (eski T925) ağır çok amaçlı helikopter, çift PD170 motor konfigürasyonuyla 10 ton sınıfında NATO standardında bir platform hedefleniyor. T929 için kritik tasarım incelemesi (CDR) süreci 2026 yılında kapatılmış, ilk uçuş 2029-2030 hedefleniyor.

Motor yerliliği: TS1400 ve PD170 süreci

TUSAŞ platformlarının kalbi olan motorlarda TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) kritik bir yol katetti. TS1400 motoru, T70 ve GÖKBEY platformlarında seri entegrasyona geçti. EASA (Avrupa Havacılık Güvenlik Ajansı) sertifikasyon süreci ile STANAG askeri standartlara uyum testleri paralel yürütülüyor. PD170 ise 1700 shp sınıfında, ATAK-2 ve T929 için tasarlanan yeni nesil motordur; test bancında 2025 sonunda ilk çalıştırma gerçekleşti, uçuş onayı süreci 2027 hedefleniyor. Motor yerlilik oranı bu iki programda %70'in üzerini hedefliyor.

GÖKBEY: Denizden karaya çok amaçlı çözüm

TUSAŞ ve SSB ortaklığında geliştirilen GÖKBEY, hem Kara Kuvvetleri hem de Deniz Kuvvetleri (SAR/ASW konfigürasyonları) için üretiliyor. İlk seri teslimatlar 2025'te başladı. 2026 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ilk ASW konfigürasyonlu platformların teslim edilmesi planlandı. Platform, ASELSAN kaynaklı AKS (Avyonik Kullanım Sistemi), TAHLO (Taktik Helikopter Lasır Örgüsü) ve elektronik savaş paketi (ASELFLIR-500 entegrasyonu) ile donatılıyor. GÖKBEY, uzun vadede UH-1H ve AB-205 flocklarını tamamen değiştirecek.

Avyonik, mühimmat ve ihracat dinamikleri

Yerli platformların savaş gücü, ASELSAN ve ROKETSAN entegrasyonuyla artırılıyor. CIRIT (2.75 inç yönlendirmeli roket), UMTAS/L-UMTAS (uzun menzilli füzeler) ve yeni nesil MIZRAK-U mühimmatları ATAK ve GÖKBEY envanterine giriyor. İhracat çerçevesinde; Filipinler, Polonya, Macaristan ve Brezilya ile yürülen görüşmelerde T129 ATAK ve T70/GÖKBEY paketleri masada. SSB yetkilileri, "offset ve ortak üretim modelleri" üzerinden Anlaşma-ı Esas (MoU) imzalamalarının 2026-2027 döneminde hızlanacağını belirtiyor.

Zorluklar: Sertifikasyon, lojistik ve kadro

Programların ortak risk alanı motor sertifikasyon takvimidir. PD170'in uçuş onayı (Type Certificate) gecikirse ATAK-2 ve T929 teslimatları kayar. İkinci risk, yerli alt sistem tedarik zincirinin (hidrolik, avionik kutuları, kompozit gövde) seri üretim kapasitesidir. Üçüncüsü, nitelikli mühendis ve pilot kadrosunun hem TUSAŞ hem de TSK birimlerinde tutundurulmasıdır. SSB, bu riskleri yönetmek için "Paralel Geliştirme" ve "Erken Lojistik Destek Planlaması" stratejisini uyguluyor.

Özetle; 2026 yılı, Türkiye'nin helikopter stratejisinde "yerli motorlu, özgün tasarım" hedefinin somutlaştığı, ancak motor sertifikasyonu ve seri üretim geçişinin sınandığı bir kırılma noktası olarak kaydedilecek.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi